Pages

31.1.11

BALKABAKLI CHEESECAKE

Bu pastanın adını BALKABAKLI CHEESECAKE diye ilan ettim ama resimde görülenin içinde hiç peynir yok :))) O gün acelem vardı ve evde ara krema için labne peynirim yoktu. İstediğim kremayı yapamadım; Dr.Oetker'in tiramisu için yeni çıkardığı kremayı kullanmıştım. Yakışmıştı da aslında. Siz ister benim aşağıda verdiğim ara kremayı yapın, ister Dr.Oetker Tiramisu Yap Kremasını kullanın, isterseniz de kendi memnun olduğunuz bir krema tarifini. Sadece kesilince yayılmayacak formda ve tabii ki hafif bir krema olması önemli.. Bu tarifi sadece bir kere yaptım, iki hafta önce çok sevdiğim arkadaşlarım evimize konuk olmuştu, onlar için yapmıştım. Resmini de o gün çekmiştim...Bloğu kurunca ve blog adresini arkadaşlarımla paylaşınca, bu tarifi de paylaşmam için istek geldi. Özellikle canım arkadaşım "Ayşe Akalın" için geliyor bu tarif. Aslında tarifin isim annesi de O. Ben buna Balkabaklı Pasta deyip geçmiştim...Siz ister Turuncu Pasta deyin, ister Balkabaklı Cheesecake, ister Özgün'ün Kabaklı Pastası....Hepsi olur :) Bu tarifi yapmak için 2 güne ihtiyacınız var, öyle acaleye gelecek bir tarif değil. Neden ? Çünkü balkabağı püresini önceden yapmanız gerekiyor, 1 gece buzdolabında kendini çekmesi gerekli. Ama evde kalmış balkabağı tatlısı varsa ve bir iki gündür ev ahalisi yüz vermiyorsa, tatlıyı çekin robotta; alın size balkabağı püresi... ve akşama bu pastayı yapın...Bakalım hala yüz vermiyorlar mı?

MALZEMELER

Balkabağı Püresi için Gerekli Malzeme
* Balkabağı ( benim elimdeki çiğ, temizlenmiş haldeki balkabağı 2700 gr. idi. Mutfak tartısı, bu işlere düşkün olanların mutfaklarında olması gereken bir alet bence. Yoksa da dert etmeyin. Pratik ev hanımları mutlaka çözümler üretir bu konularda. Ben balkabağının hepsini kullandım ama bana kalırsa pek çok oldu... Bu iş için 1 kg. bile balkabağı yeterli...Bu yüzden ölçüyü elinizdeki miktara göre ayarlayacaksınız. Tarifin devamında göreceksiniz ki, bu sadece balkabağı içinin sadece yükseklik olarak miktarını değiştirecek. Dediğim gibi resimde görülen, bence fazlaca yüksekti )
* Tozşeker ( balkabağı miktarına göre değişecek. Oran bire üç olacak. Yani elinizdeki balkabağı benim gibi 2700 gr. ise tozşeker 900 gr. olacak. 1 kg balkabağı var ise tozşekeri 300-350 gr koymanız yeterli )
Pasta Tabanı için gerekli Malzemeler
* 2 paket eti burçak bisküvi
* 75-100 gr kadar tereyağ veya becel cinsi bir yağ.
* 1 çay bardağı çekilmiş ceviz. ( koymayabilirsiniz de, ben tabanda yakıştırıyorum )
Ara Krema için Gerekli Malzemeler
* 500 gr. süt
* 2 adet yumurta sarısı
* 1,5 çay bardağı toz şeker
* 2 çorba kaşığı dolusu un
* 1 paket vanilya
* 1 paket labne peynir
veya
* Dr.Oetker Tiramisu Yap Kreması   
veya
* Beğendiğiniz, hafif, kesildiğinde akmayan bir krema

Üst Krema için Gerekli Malzemeler
*1 poşet Dr.Oetker Kaymak tadında Kremşanti
*1 su bardağı soğuk süt
Kat arası  için Gerekli Malzemeler
1-1,5 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi
Etrafı  için Gerekli Malzemeler
Kedi dili bisküvi ( Pasta kalıbının çapına göre sayısı değişir, yaklaşık 20 - 24 adet )


HAZIRLANIŞI

Yukarıda bahsettiğim gibi, balkabağı püresini önceden hazırlamalısınız. Bunun için, tercihen kalın tabanlı çelik bir tencereye yıkadığınız, temizlenmiş, dilimlenmiş balkabaklarını koyun; üzerine tozşekeri ilave edin ve kısık ateşte kendi kendine pişmeye bırakın. Rahmetli annem balkabağı tatlısını kısık ateşte 5 saatte filan pişirirdi. Yemin ederim öyle. Tozşekeri önceden üzerine koyar, bekletir, sonra en kısık ateşe koyardı...Balkabağının her cinsini beğenmezdi, hangisi lifli olur, hangisi özlü olur bilirdi. Kendisi temizlerdi, bunun için özel bir bıçağı ve şu ana kadar kimsede görmediğim ufak bir testeresi vardı...Ne varsa eskilerde var işte.. şimdilerde robotlarla çalışıp alet işler, el övünür hesabı kolayımıza giden tarifleri yapıyoruz. Asıl o zamanlar övünülmesi gerekiyormuş bence.
İyice pişince , çok su saldığını göreceksiniz. Süzün suyunu, tamamen... Sonra püre yapın, homojen bir püre olması gerekli. Mutfak robotu bu iş için ideal; yoksa çatalla yapacaksanız, biraz emek harcamanız gerekir.
Ve bir gece buzdolabında, kapaklı bir kapta muhafaza edin, sulanırsa yine süzün. Püreyi sabah erken saatlerde yapıyorsanız, bu sefer 5-6 saat buzdolabında bekletin ve tarife gece devam edin. Planlama sizin elinizde...

Pastayı hazırlamaya başlıyoruz.
Önce kremanızı hazırlayın. Benim verdiğim tarifi yapacaksanız, 500 gr. sütün içine labne peyniri hariç tüm malzemeleri koyun ve çırpma teli ile sürekli karıştırarak, kısık ateşte kek kıvamında bir muhallebi oluncaya kadar pişirin. Altını kapatın ve bir paket labne peynirini ekleyin, yine çırpma teli yardımıyla kremaya yedirin. Sürekli karıştırdığınız için top top olmayacaktır ama olduysa da üzülmeyin. Ocaktan aldığınızda labne peynirini 1-2 dakika mikserle çırparak ekleyin yeter. O topların hepsi gider böylelikle. Kremanız hazır.
Bu arada ceviziniz de çekilmiş olsun.
Pastayı kelepçeli bir pasta kalıbında yapacağız. Bunun için pasta kalıbının tabanını ve yanlarını yumuşak bir margarinle çok hafif yağlayın. Mutfak robotunda 2 paket burçak bisküviyi un haline getirin ve pasta kalıbına dökün. Üzerine erittiğiniz tereyeğ veya becel cinsi bir yağı ekleyin ve bir çatal yardımıyla yağın bisküvi ununa bulanmasını sağlayın. Çok yağlı olmasın. Bu esnada 1 çay bardağı çekilmiş cevizde ekleyebilirsiniz. Ben yakıştırıyorum, olmasa da şart değil. Kırıntıların rengi dönünce, elinizle bastırıp düzgün bir taban oluşturun. Şimdi kedi dillerini pastakalıbının etrafına dizeceğiz. Kedidilinin dik durması için, bir ucunu kesin. Burada dikkat etmeniz gereken hepsini aynı boyda kesmeniz. Bir tarafı kesik olunca , yanyana hiç ara vermeden gayet rahat dizebileceksiniz. Şimdi bir gece önceden hazırladığınız kabak püresini bisküvili taban üzerine dökün ve bir kaşık yardımıyla , düzgünce yayın. ( iyice süzülmüş olması önemli ) Üzerini resimdeki gibi süslemek istiyorsanız, balkabaklı püreden  1 çay bardağı kadar ayırın.
Bunun üzerine de 1-1,5 su bardağı kadar iri çekişmiş cevizi ekleyin. Cevizin üstüne de hazırladığınız kremayı yayın. Pastayı buzdolabına kaldırın. Bu arada da kremşantiyi üzerindeki tarife göre hazırlayın. Buzdolabından çıkardığınız pastanın üzerine kremşantiyi yayın. Süslemek için püreden ayırdıysanız, pasta şırıngası yardımıyla pastanızı süsleyin.

Pastanızını buzdolabında en az 2-3 saat daha bekletin. Başta söylediğim gibi bu öyle aceleye gelecek bir tarif değil :) Sonra kelepçeyi çıkarın. Dilerseniz evinizde mevcut ise şık bir kurdele ile süsleyebilirsiniz....
AFİYET OLSUN....

 








29.1.11

HAŞHAŞLI SARIĞI BURMA

Şu yanda görülen leziz mamanın adı 'Haşhaşlı Sarığı Burma'... Bu alengirli adı ben uydurdum, zira bu lezzet böyle ihtişamlı bir adı hakediyor :) Osmanlı sarığı gibi oldu diye ben bu adı taktım...
İhtişamlı ama ciddi bir meşakkat gerektirmiyor, inanın kolay...ve ben bunu adım adım resimleyerek ve tüm püf noktalarına değinerek sizinle burada paylaşacağım...


MALZEMELER....
* 2 su bardağı ılık süt
* 1/2 su bardağı sıvıyağ ( ben fındık yağı kullanıyorum, o yoksa mısırözü kullanın ama zeytinyağ olmaz )
* 1 paket instant maya ( Dr.Oetker kullanıyorum , çokta memnunum, yaş mayayı bu tarif için tavsiye etmiyorum )
* 2 tatlı kaşığı tuz ( silme olsun )
* 1 tatlı kaşığı toz şeker ( silme olsun )
* Aldığı kadar un ( bu tanımlamayı birçoğunuzun sevmediğini biliyorum, ne var ki bundan başka ifade edemiyorum. Bu oran bardağın büyüklüğüne vs. göre çok değişken. Tarif ederken bu ölçüyü nasıl ayarlayacağınızı da aktaracağım )
* Üzerine sürmek için 1 veya 2 yumurta sarısı
* Çekilmiş macun kıvamında haşhaş  ( Ankara'da bir tek Kipa Markette buldum. Kavanozlarda satılıyor. )
* İri çekilmiş ceviz içi
* 200 gr.erimiş margarin

HAZIRLANIŞI
Pek tabii önce hamuru yapacağız. Hoş kıvamlı, aslında başka yerlerde de kullanılabilen bir mayalı hamur olacak bu. Çoğu hanımın mayalı hamur yaparken endişelendiğini biliyorum. Şimdi bu küçük poşetlerdeki instant mayalarla bu iş çok kolay...Ben hamur yoğurma kabıma sıvıyağ ve ılık sütü koyuyorum önce; içine 1 su bardağı unu, tuzu, şekeri, kuru mayayı ekleyip bir çatalla karıştırmaya başlıyorum...ve unu azar azar ekleyip kıvamı tutturuyorum. Hamur iyice toplanınca ellerimle yoğurmaya başlıyorum. Mayalı hamur sert olmamalı...sanırım bu en hassas noktası, elinize yapışmayınca un eklemeyi bırakın ve özleşinceye kadar yoğurun... Genelde unun ortasına sıvılar eklenir ve öyle yoğurulur ama bana bu sistem daha kolay geliyor, hem böylelikle sert bir hamur elde etme riskini ortadan kaldırmış oluyorum...
Hamuru hazırlayınca margarini eritin...
Rahat çalışabileceğiniz bir yerde hamuru 12 parçaya ayırın... İlk parçayı alın ve servis tabağı büyüklüğünde merdane yardımıyla açın...Korkmayın, korkmayın :) Mayalı hamur nereye çeksen giden gayet politik bir hamurdur, yani hiç hamur açmayanın bile gayet kolaylıkla başarabileceği hatta zevk alacağı bir işlem bu..3-5 merdane hareketiyle olacak şey... Yan tarafa alın ve bir fırça yardımıyla üzerine erittiğiniz margarini sürün...İkinci parçayı açın ve ilk parçanın üstüne koyun, yine yağlayın...üçüncü parça da aynı vaziyette açın ve ikincinin üstüne koyun...şimdi durun !  Çünkü bu sefer yağ değil, sıvıyağ ile incelttiğiniz haşhaşı süreceksiniz...Biliyorum şimdi haşhaşın kıvamı nasıl olacak diye soracaksınız, boza kıvamına kadar sıvıyağla açın haşhaşı, hamura çok rahat sürülsün.... İşte resmi aşağıda :) Çamurlu hamur gibi değil mi? :)
Haşhaşlı zeminin üstüne bolca iri çekilmiş ceviz yayın...Yani şöyle :)

Hamurları açıp üst üste koyarken aralarını her seferinde yağlayacağız, sadece üç katta bir haşhaş ve ceviz süreceğiz. Oğlum Umut beni şu an beni duysa " matematik hayatın içinde " derdi kesin .
Şimdi yazarken uzun gibi geliyor ama yapması gayet basit. Seri halde yapılabilecek bir işlem bu.
Hepsi bitti mi? Güzel... Elinizde 12 kat bir hamurunuz var..Hepsinin araları yağlandı ve üç katta bir haşhaş ve ceviz sürüldü... En son katın üstüne birşey sürmeden elinizle hamuru iyice büyütün, çapı yaklaşık 35-40 cm.olsun. Sonra en üst kata da haşhaş ve ceviz sürün.  Ve rulo pasta gibi sarın. İşte şöyle :

Rulo şeklini verdiğiniz bu hamuru streç film serdiğiniz bir tepsiye alın ve üzerinide yine streç filmle kaplayın... Şimdi bu tepsi buzdolabına gidecek... En az 3 saat, en çok bir gece... Ben misafirlerime bu lezzeti sunacaksam bir gece öncesinden yapıyorum, ertesi gün için hazır oluyor, telaşlanmıyorum. Sevgiyle paketleyin ve bir gece istirahat için buzdolabına gönderin sevgili sarığı burmayı :)

3 saat geçince veya ertesi gün buzdolabından çıkardığınız rulo hamuru, 2 cm. eninde rulo pasta keser gibi dilimleyin.


Sonra elinize bir dilimi alın ve hafifçe bastırarak inceltin, çokta bastırmayın, katlar çok ezilmesin ve işaret parmağınız çevresinde sarık gibi sarmaya başlayın.



Kat kat bir sarığınız oldu. Burada söylenilebilecek püf noktası hamurun ucunu biraz alt kısma doğru sıkıştırmak olacaktır. Aksi takdirde pişerken açılabilir. Yağlanmış tepsiye aralıkla dizin. Valla ben yıllardır yağlı kağıt rahatlığından yararlanıyorum. İster yağlanmış tepsiye dizin, ister yağlı kağıt serilmiş olanına ;tercih size kalmış...

Yukarıda fırına gitmeden önceki son görüntüyü görüyorsunuz. Fırınınız 180 derecede önceden ısıtılmış olarak sizi beklesin...Üzerine yumurta sarısı sürün. Ben tepsiyi fırına koymadan önce bir de sevgimi katıyorum :)
20-25 dakikada pişiyor. Fırın işi ince mevzu; herkes kendi fırınının nazından anlar, ben orasına karışmam :)
Son görüntü  budur :


Haşhaş bulamadınız diye bu tarifi denemekten kaçınmayın. Tahin ve cevizle de olur mesela. Veya hiçbirşey koymadan da yapabilirsimniz Sadece aralarını yağlayın yeter. Ben haşhaşı sıklıkla bulamıyorum zaten, genelde sade yapıyorum...Fakat kıyma, peynir vs. gibi malzemelerle denemenizi tavsiye etmem.
Bir cumartesi akşamı hazırlarsanız, pazar kahvaltısında ev ahalisini çok mutlu edeceğinizden eminim....Ilık servis yapmanızı öneririm ve mutlaka sevdiklerinizle paylaşmanızı :)

Afiyet Olsun....











BAŞLARKEN....

İlk kez kaç yaşında mutfağa girdim hatırlamıyorum. Ama çok küçük yaşta olduğuna eminim. Muhtemelen daha 3-4 yaşında barbunya, maydanoz filan ayıklıyordum. Anneme hep yardım ederdim. Bir tarifin içine koyduğu malzemeleri defalarca sorar, sonra seksensekiz kere tekrar ederdim.
Annem; yılmadan, sabırla tarifleri anlatır ve sonrasında beni hep aynı sabırla dinlerdi. Sağ kolunun hemen altında sürekli minik bir kafa vardı annemin, çünkü hep izlerdim...Mutfak sevgim, annemin bu sabrı ve paylaşımıyla hiç körelmedi...
Evde hiç kimse yokken yaptığım ilk tarif, peynirli poğaçaydı... ve ben henüz 10 yaşımdaydım, evde büyükler yokken fırın kullanmıştım ve annem hiç kızmamıştı...Otoriter ve kuralcı bir anneydi ama bu konuda bana hep güvendi ve destekledi...ben de devam ettim...

Mutfaktayken hep mutluyum...Tariflerin içinde kayboluyor, onlarla konuşuyorum, sonra da kendi tariflerimi yaratırım. Uzaktan biri beni görse deli sanabilir yani :)
Yarattığım tarifler yıllardır, birçok sevdiğimin defterinde yer alıyor.
Hani hepimizin vardır ya : "Cemile'nin tuzlu keki " , " Buket'in kıtır bisküvisi " filan... Benim de var, Özgün'le başlayan bir sürü tarif... Bir tariften etkilendiğim, sonra içine kafadan atmasyon eklediğim ürünler... yediğim ve beğendiğim tarifleri mutlaka isterim, ezberlerim, denerim ve en ince noktasına kadar paylaşırım.
Çünkü ben o lezzetlerin paylaştıkça anlam kazandığına inanırım...

Epeydir kafamda vardı bu düşünce...Web sayfasımı açşam, blog mu oluştursam filan diye...Teknik bilgim de çok yukarı seviyelerde değil açıkçası...Bu konuda can dostum Nilay Türe Bilgi yardım etti bana, teknik yardımı sanırım hep ondan alacağım...Nilay benim çocukluk arkadaşım, Çanakkale'de yaşıyor. Benden çok uzakta ama aslında hep içimde, yanımda gibi...Her gün haberleşiyoruz, dilerim bu bağımız ömür boyunca sürer...Tekrar teşekkürler Nilaycım :) Ayrıca büyük oğlum Umut'ta bilgisayar konusunda çok bilgili. Takıldığım yerleri ona da sorabilirim...

Evet bu arada anneyim ben. İki oğlum var. Büyük oğlum Umut 11 yaşında, küçük oğlum Bora 6 yaşında...Ve çalışıyorum. Eşim Okan'la birlikte bir seyahat acentamız var. Hayatım hep süreler, zamanlamalar arasında geçiyor, herşeye yetişmeye çalışıyorum. Ama biliyor musunuz? Oluyor ; istedikçe, sevdikçe herşey oluyor...Mutfağa da her daim zaman var yani...Bu arada oğullarımla da mutfağı paylaşıyorum. Birlikte çok şey yapıyoruz...Eminim burada onların kareleri bulunacak.

Ayrıca bilmeniz gereken çok önemli bir şey var ki ; ben ciddi bir gevezeyim... Burada bulacağınız tarifler , reçeteden ziyade hikaye tadında olacaktır :) Biri bana tarif sorduğunda nasıl anlatıyorsam, aynen öyle yazacağım... Sevgiyle....

İşte başlıyoruz...:)