Pages

26.12.11

KARPUZ KURABİYE


Bu kurabiye, internette son şeklinin resmini gördüğüm bir tarif.  Yapılış aşamalarını gösteren hiç fotoğraf yoktu, anlatımı karışıktı. Ama görüntü o kadar cazipti ki, benim gibi bir kurabiye canavarı için denemek kaçınılmazdı. Şeklini verirken zorlandığım anlar oldu. Aslında sizlerle sadece bir kere yaptığım bir tarifi paylaşmam belki doğru değil, muhtemelen daha sonraki denemelerimde daha pratikleşirdim ama değişik tarifleri sevdiğimden paylaşmak istedim.  Hata yaptığımda veya daha iyi bir yolu olduğunu fark ettiğimde “ ben böyle yaptım ama olmadı, siz şu yolu deneyin “ gibilerinden çok samimi tavsiyelerim olacak. Bu tarifin şekil verme aşamasında buna bir örnek vereceğim. 
Buyrun efendim ; görünüşü alımlı, lezzeti şahane  Karpuz Kurabiye malzemeleri ve aşama aşama yapılışı.
 MALZEMELER
· 200 gr. oda ısısında margarin
· 1 + ¼ su bardağı pudra şekeri
· 1 adet oda ısısında yumurta
· 1 yemek kaşığı oda ısısında yoğurt ( sulu olmasın )
· 1 çay kaşığı kabartma tozu ( daha fazla koymayın sakın )
· 1 paket vanilya ( ille de Dr.Oetker ) => bana sponsor ol sevgili Dr.Oetker lüüüütfen !
· 1 çimdik tuz
· 100 gr çok ince çekilmiş antepfıstığı
· ¼ çay kaşığı kırmızı gıda boyası
· ½ paket Ahududu – Çilekli Meyve Sosu ( Dr.Oetker )
· Damla çikolata
· Aldığı kadar un

HAZIRLANIŞI
Mutfak dilinde klasikleşmiş olan – aldığı kadar un – tabirinden çok hoşlanmadığınızı biliyorum. Eğer tüm malzemelerde tartı ölçüsü kullanılmıyorsa, ne yazık ki bu tanımı kullanmak durumunda kalıyoruz.. Mutfak tartısı kullanıyor olsanız bile, en basitinden yumurta büyüklüğü standart değil. Büyük bir yumurta kullanılıyorsa, tartsanız bile ununuz eksik/fazla kalabilir. Bu yüzden benim nacizane tavsiyem, unu hep azar azar koymanız olur. Bardak ölçüsü içinde aynı durum geçerli, su bardakları bile çeşit çeşit.
Temiz, geniş bir hamur yoğurma kabına iki su bardağı kadar unu, pudra şekerinin tamamını, kabartma tozunu, vanilyayı, bir çimdik tuzu koyun; kuru bir kaşıkla şöyle bir karıştırın. Hatta hepsini eleyerek koyarsanız çok daha iyi olur. 200 gr. oda ısısında margarini ekleyerek yoğurmaya başlayın.
Ufalanmış ekmek  görüntüsünü alınca , yumurta ve yoğurtu ilave edin. Tarifin orjinalinde yoğurt 1 çay bardağı idi ama bence gerek yok, çünkü yoğurt kabartıcı bir özelliği olduğundan bu tarifte pek kullanışlı bir malzeme olmayabilir. Ayrıca bir çay bardağı sıvıyağ da vardı. Ben bu malzemeyi de , gereksiz buldum, kaldırdım.
Hamur tutunmaya başladıkça gerekirse un ilave edin. Kurabiye hamurunuz kulak memesi kıvamında olmalı. Hiçbir zaman kurabiye yaparken fazla sert yapmayın. Ancak bu tarifte , ekstra olarak biraz daha yumuşak bırakın, çünkü hamuru üçe bölüp, birine Antep fıstığı, diğerine ise meyveli sos ile gıda boyası ekleyeceğiz. İlave malzemeler ekleneceği için, onlarında hamuru sertleştireceğini hesaba katmalısınız. Beyaz kalan parçaya, biraz daha un ilave edip istenilen kıvama daha sonra getirebilirsiniz.
Hamuru temiz bir kaba alıp, üzerini streç folyo ile kapatın ve buzdolabında en az yarım saat en çok bir saat dinlendirin.
Hamuru üçe ayırın. Bunu ise şöyle açıklayabilirim. En büyük oran kırmızı olacak ( karpuzun içi ), daha sonra yeşil olacak( karpuzun dış kabuğu), en az miktar ise beyaz hamurun ( kabuktan önceki iç beyaz kısım ) olacak. Benim şimdi göstereceğim resimde beyaz hamur oranı biraz az kaldı, ayarlayamamışım; siz bakıp ona göre oranlayın lütfen. 
 

Daha sonra en büyük parçayı temiz bir yoğurma kabına alın ve çay kaşığının ucu kadar kırmızı gıda boyasını ekleyin. Bu aşamada bir eldiven giymenizi öneririm. Zira gıda boyası ellerinizi boyayacaktır.
 Biraz yoğurup içine Dr.Oetker Ahududu-Çilek Meyveli sosu ekleyin ve yoğurmaya devam edin. Meyveli sosu bulamazsanız, sadece gıda boyası katmanız yeterli ama özellikle belirtmek isterim ki, kurabiyenin lezzeti kesinlikle aynı olmayacaktır. Çünkü dayanılmaz lezzetini keskin bir şekilde bu sostan alıyor. Piştikten sonra bile günlerce, bu koku kurabiyelerinizden gitmiyor. Kırmızı hamuru , rengi homojen dağılması için iyi yoğurmanız gerekli.
Orta büyüklükte ayırdığınız hamurun üzerine de ince çekilmiş Antep Fıstığını ilave edin, yeşil gıda boyası koymanıza gerek yok ve güzelce yoğurun, çok yumuşak kalırsa biraz un ilave edebilirsiniz. En az kalan hamur beyaz kalacak, yumuşaksa buna da un ilave edip, yoğurabilirsiniz. Sonuçta üç hamurunuzun kıvamı birbirine eşit olsun.
 Yukarıda gördüğünüz gibi üç ayrı hamurunuz oldu. Şimdi bunları , ayrı ayrı, aynı boyda rulolar haline getirin.

Şimdi yeşil hamuru alıp, yumuşak hareketlerle , merdane yardımıyla açın.
Sonra bir strech folyo üzerinde beyaz hamuru aynı boyda açın ve yeşilin üstüne kapatın. Ben böyle yaptım ve çok zorlandım. Dediğim gibi, benim fotoğraf görme imkanım olmadığı için kafamda oluşturamamıştım ama Türk’ün aklı sonradan gelir hesabı; daha pratik bir yolu var.
Ben aşağıda gördüğünüz gibi, yeşil hamurun üstüne beyazı koydum ama dediğim gibi aslında hiç gerek yok. Kırmızı hamuru rolu yaptıktan sonra, beyazı merdane ile açın ve kırmızının etrafına rulo şeklinde sarın; sonra yeşili açın, bu seferde dışı beyaz olmuş olan hamurunuzu rulo yaparak etrafına sarın. Benim yapışım kulağını tersten göstermek gibi oldu. Umarım izah edebilmişimdir.
 Hamurunuzun geldiği durum bu fotoğraftaki gibi olacak. En içte kırmızı hamur, arada beyaz hamur, dışında yeşil. Hamurunuz elle çok uğraştığımız için epeyce yumuşadı; bunu bir tepsiye alıp, yarım saat kadar kendisini biraz toplaması için buzdolabında bekletin. Sonra 1 cm. kalınlığında düzgünce, ezmeden kesin. ( Yanda gördüğünüz minik eller, benim mutfaktaki sevimli yardımcım küçük oğlum Bora'ya ait. )
 Elinizle hafifçe bastırın, yuvarlak şeklini bozmamaya dikkat edin. Ve yuvarlağı tam ortadan ikiye kesin. Damla çikolataları sivri kısımları hamurun içinde kalacak şekilde bastırın. Karpuzunuzun çekirdeğini yapıyorsunuz.
Sizinde benim mutfağımdaki gibi minik yardımcılarınız varsa, damla çikolatayı kullanacağınızdan iki kat daha fazla bulundurun. Çünkü 3 batırıyorlarsa , 2 tane de ağızlarına atıyorlar. Bu keyfi yaşamalarına izin verin. Yüzlerindeki mutluluk, mutfağın birazcık daha fazla dağılmasına ve fazla giden malzemeye inanın değer…
Benim pompişlerim bu tariften hem yaparken, hem de yerken büyük keyif aldılar.
Yağlı kağıt serilmiş veya hafifçe her yeri yağlanmış fırın tepsisine aralıklı dizin. Üzerine bir şey sürmeyin. Önceden ısıttığınız 160 derecelik fırında sadece 15 dakika pişmeleri yeterli. Pembeleşmesin ve hamurun hiçbir yerinde kızarma belirtisi olmasın , çünkü renk değişikliği görüntüsünü bozar. Ben fırına bir şey koymadan önce, mutlaka bildiğim enerji tekniklerinden yararlanıyorum. Aslında teknik bilmeseniz bile sevginizi katıp fırına yollayın derim. İnanın sonuç daha güzel olacak….
Güzel anlarda paylaşmanız dileğiyle…..

KREMALI PIRASA

Üç alakasız madde bir araya gelip, nasıl böyle harika bir lezzet oluştuyor inanın bilmiyorum. Eşimin kızkardeşi bu tarifi bana ulaştırdığında, ne alaka ya ! dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Velhasıl, Okşancığımın lezzet fikrine her daim güvendiğim için denedim ve bir daha vazgeçemedim.
Püf noktaları şunlar efendim : Mümkünse pırasaların ince olanlarını seçin. Mutlaka soğuk servis yapın. Hatta sunumdan bir gün önce, mümkün değilse de en az 6-7 saat öncesinde yapmanızda fayda var. Krema pırasanın içine ne kadar işlerse o denli lezzetli oluyor. Ölçü yok, tahmini rakamlar vereceğim yine ne yazık ki.
Kimbilir, belki bu yılbaşı sofranızda bu değişik mezeye yer verir, benim de kulaklarımı çınlatırsınız :)
MALZEMELER
* Yarım kilo kadar pırasa ( olabildiğince ince )
* 2/3 çay bardağı dolmalık fıstık
* 150 gr. kadar krema
* 1 çorba kaşığı zeytinyağ
* Tuz
HAZIRLANIŞI
Pırasalarınızı yıkayın ve kesme tahtasının üzerinde bir cm. kalınlığında doğrayın. Pırasa yemeği için yaptığınızdan daha ince olmalı.
Bir tavaya bir çorba kaşığı zeytinyağını alın ve dolmalık fıstıkları hafif pembeleşinceye kadar kavurun. Fıstıklarınız kavrulunca kestiğiniz pırasaları ekleyin.

Ara ara karıştırın, hafif ölmeye başlayınca tuzunu ilave edin.
Tekrar karıştırın ve 1/2 çay bardağı kadar ılık su ilave edin. Çok su ilave etmeyin, çünkü fazla su salmasını istemiyoruz. Hatta piştikten sonra suyu kalmışsa süzeceğiz. Kapağını kapatın ve pişmeye bırakın.
Pırasaları çok karıştırmayın, yumuşayınca kontrol edin, piştiyse altını kapatın. Soğumasını bekleyin. Suyu kalmışsa süzün. Tamamen soğuyunca kremayı ekleyin.

Buradaki oran biraz damak tadınıza bağlı. Resimdeki kadar koymanız yeterli. İyice karıştırdıktan sonra buzdolabına koyun ve en az 6-7 saat veya tercihen bir gece bekletin.

Farklı bir lezzet ama denemenizi öneririm, ben,m vazgeçemediğim bir meze epey bir süredir...

ÇİKOLATALI BAR



Muhteşem mutlu edici bir tarif… Tamamiyle "Özgünce" bir reçete.  Çikolatayı sevmeyen var mı bilmiyorum. Serotonin hormonu salgılatan muhteşem bir gıda. Halk tabiri ile mutluluk hormonunun baş kahramanı.
Bar yapmayı seviyorum, yapımı son derece kolaydır, insanı uğraştırmaz, el almaz. Tabanı oluşturan katman genellikle hiç değiştirmediğim malzemelerden ve ölçülerden oluşur. Üzeri için hayal gücümü kullanırım. Ciddi anlamda fantezi yapmışlığım vardır. Siz de lütfen kendinizi kısıtlamayın. Çikolatalı, limonlu, karamelli, orman meyveli, tahıllı vs. her çeşit yapabilirsiniz. İlk aşama , blogta göreceğiniz Limonlu Bar ile aynıdır.
Bu tarif dediğim gibi Özgünce…Kafadan attım yani J Üstü muhteşem bir çıtırlıkta ince bir kabuktan oluşuyor, ara  katman biraz yumuşak ve akışkan çikolata. Hem yerim, hem yanında yatarım cinsinden, insanı yerken kendinden geçirten bir lezzet…
Lütfen hiçbir zaman söylemekten ve paylaşmaktan kaçınmadığım püf noktalarını atlamayın ve dikkat edin.
MALZEMELER
TABAN İÇİN
* 250 gr. un ( Genellikle çok büyük olmayan normal bir su bardağı ile 2 bardak kadardır )
* 75 gr. pudra şekeri ( ½ su bardağı )
* 175 gr. margarin veya tereyağı ( buzdolabından hemen çıkarıp kullanın , soğuk olsun )
ÜST KATMAN İÇİN
* 3 adet oda ısısında yumurta
* 2 paket 80 gr.’lık bitter çikolata ( yoksa 2-3 yemek kaşığı kakao kullanabilirsiniz )
* 1/3 su bardağı toz şeker
* 2 yemek kaşığı badem unu ( yoksa şart değil, normal un kullanabilirsiniz  )
* 1 adet portakalın kabuğunun rendesi ( benim evde yoktu, ama sizde varsa koymanızı şiddetle tavsiye ederim, yakışır )
* Süslemek için pudra şekeri ve nane yaprağı
HAZIRLANIŞI
Bu ölçüde çikolatalı bar yapmak için kullanacağınız kabın ölçüsü yaklaşık 25X35 cm boyutlarında olmalı. Ben bar tariflerimde hep aynı kalıbı kullanıyorum. Hanımların bilindik mutfak tabiriyle genişçe bir borcam yani. Kabın ölçüsünü veriyorum, çünkü daha küçük bir kapta katmanlar kalın olacağından içinin çiğ kalması olasılığı yüksek. Daha genişte de, barlarınızın çok kırılgan olur ve katmanlar belli olmaz.
İşe kabımızı iyice yağlamakla başlıyoruz. Ben kabın her yanını önce oda ısısında bir margarinle iyice yağlıyorum. Sonra üzerini yağlı kağıtla kaplıyorum. Hatta ince bir kat, yağlı kağıdın üzerini de yağlıyorum. Barlarınızın kolay kesilmesi ve kabınızdan alınabilmesi için bu ön işlemi pas geçmeyin. Yağlı kağıdınız yoksa, kabı bolca yağladıktan sonra ince bir katman halinde mutlaka unlayın. Ciddi bir püf noktası bu.


Fırınınızı 180 derece ısıtmaya başlayın. Yoğurma kabınızda un, pudra şekeri ve soğuk yağınızı yoğurmaya başlayın. Fazla mıncıklamanıza gerek yok.

Hamurunuz ekmek kırıntısı kıvamında olacak. Bu kıvama gelince hazırladığınız kaba boşaltın. Eyvah bu niye toparlanmadı diye panik olup, yumurta kırmaya filan kalkışmayın sakın.

Kuru bir çorba kaşığı yardımıyla kabınıza homojen bir şekilde yayıp, iyice bastırın. Olabildiğince eşit düzlükte olmasına dikkat edin.

Ve önceden ısıttığınız 180 derece fırına koyun. Sadece 20 dakika pişirmeniz yeterli. Fırını hızlı pişirenler dikkat etsin, çünkü fazla pembeleşmemesi gerekli. Çıktığında şu şekilde olacak. Ve fırınınızı 140 dereceye düşürün.

Şimdi üst katmanı yapacağız. Bunun için 3 adet yumurtanın sarısını ve beyazını ayrı kaplara ayırın.
    Yumurta aklarını kar haline gelene kadar mikserle çırpın.
Yumurta sarılarını, tozşekerle iyice çırpın. Şeker tamamen erimeli ve karışım beyaza yakın bir renk almalı.


Bu arada çikolatanızı benmari usulü ocakta eritmeye başlayın.  Ve fırındaki barın alt katmanını unutmayın, ara ara bakın ki yanmasın J

Yumurta sarısı ve toz şeker karışımınıza, erittiğiniz çikolatayı ve evinizde varsa badem tozunu yoksa da normal beyaz ununuzu ekleyin..  Yine bu aşamada elinizde mevcutsa portakal kabuğu rendesini ve suyunu da ilave edin. Ben damak tadıma uyduğu için rom ekledim mesela. Mikserin düşük hızıyla çırpın.
Bu aşamadan sonra, daha önce kar haline getirdiğiniz yumurta aklarını bir spatula yardımı ile karışıma yedirin. Bu aşamada mikser kullanmanızı tavsiye etmiyorum.
Karışımınız homojen bir kıvam alınca karıştırmayı bırakın.
Hazırlamış olduğunuz bu karışımı, daha önce pişirdiğiniz alt katmanın üzerine dökün ve 140 dereceye düşürmüş olduğunuz fırında yaklaşık 25 dakika kadar pişirin. Barınızın üstü ince bir kabuk tutacak, kabarmasını beklemeyin. 25 dakikadan fazla pişirmeyin. İçi akışkan olacak, soğudukça kendini toplayacak bu çikolata katmanı ve hafif sakızımsı bir yapı alacak.
Fırından çıktıktan sonra 15-20 dakika bekleyin.
Daha sonra tercihen laser uçlu ince bir bıçakla istediğiniz şekilde kesin. Her kesim öncesi bıçağınızı bir peçete ile temizlemeyi ihmal etmeyin.

15-20 dakika sonra servise hazırdır. Ilık servis yapmanızı öneririm. Biraz pudra şekeri ile süsleyebilirsiniz.

Afiyet Olsun....


PEYNİRLİ PATLICAN

Muhteşem bir şey bu!...Adına ne demeliyim bilemedim.
Çok değişik bir ara sıcak örneği...Bu tarifi bana öneren kayınvalidem Gönül Annemin kulaklarını çınlatmak ve sevgiyle anmak isterim. Ben patlıcanın her türlüsünü çok severim zaten de, bu ekstra keyifli ve görülmemiş bir tarif.
Üstelik kalp dostu, kızartılmıyor...Denemenizi şiddetle öneriyorum bu yüzden.
Ölçüler göz kararı, ama ben yaklaşık bir şeyler söyleyeceğim. İç malzeme ziyan olacak birşey değil. Öyle bile yenir ama baktınız kaldı; kurumuş ekmek dilimlerinin üzerine koyun ve 5-10 dk. fırınlayın. Alın size yeni bir meze daha.. Çözüm sizde yani :)
MALZEMELER
* 6 adet orta boy patlıcan
* 1/2 su bardağı kadar rendelenmiş beyaz peynir
* 1/2 su bardağı kadar rendelenmiş kaşar peyniri
* 1 yemek kaşığı un
* 1 adet kırmızı yağ biberi
* 2 adet çarliston biber
* Maydanoz
* Tuz
* Karabiber
* Kırmızı pul biber
HAZIRLANIŞI
6 adet patlıcanınızın sığabileceği büyükçe bir tencereye su koyun, bir tatlı kaşığı tuz ekleyin ve kaynatın. Kaynayınca patlıcanlarınızı hiç kesmeden, soymadan, bütün olarak bu suyun içine atın. Ara sıra kontrol edin, her yanını çevirin ve güzelce yumuşamasını sağlayın. Bir kürdan veya çatal rahatça batıyorsa ( elinizle de anlayabilirsiniz ) ocağın altını kapatın ve patlıcanlarınızı sudan çıkarın. Biraz soğumaya bırakın. Bu esnada bir kaba peynirleri, unu, tavla zarı halinde kestiğiniz yeşil ve kırmızı biberinizi, kıyılmış maydanozunuzu, tuz, karabiber ve kırmızı pul biberinizi ( acı sevenler eklesin, yakışıyor ) alın. Ilınmış patlıcanlarınızı dikkatlice ve özenle karnıyarık yapar gibi ortasından kesin ve içini alın. Bu aldığınız patlıcan içini de, malzemelerin bulunduğu kaba ekleyin. Tüm malzemeyi güzelce karıştırın.
Bu karışımı patlıcanların ortalarına, bir tatlı kaşığı yardımıyla karnıyarık içi yerleştirir gibi yerleştirin.
Bir fırın tepsisine veya fırına dayanıklı cam bir kaba dizin. Servise sunmadan önce 180-200 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Fırınlarken kaba su koymanıza gerek yok. Sıcak servis yapacaksınız. Öncesinden hazırlarsanız, buzdolabında bekletebilirsiniz. Dediğim gibi servise sunmadan fırınlarsınız...
Afiyet olsun...



25.12.11

CEVİZLİ KABAK

Yılbaşı akşamı için evde hazırlık yapacaklar için meze tariflerine ağırlık vermeye karar verdim. Gayet lezzetli, ekonomik, sağlıklı, keyifli ve hakikaten çabucak yapabileceğiniz tarifleri seçmeye özen göstereceğim.
Bir çoğunuzun bu tarifi bildiğine eminim. İçine havuç rendesinin koyulduğu örnekleri de çok gördüm, yedim. O da güzel oluyor. Benimkisi sade bir tarif.
Maalesef, ölçü yok :( Size bu konuda yardımcu olamıyorum, çünkü benim kurabiye ve pasta dışındaki  meze ve yemek tariflerim ne yazık ki genelde göz kararı. Fotoğraflardan ölçüsünü aşağı yukarı çıkarabileceğinizi ümit ediyorum. İki kabaktan da olur, beş kabaktan da...kişi sayısına bağlı, keyfinize bağlı...
Bu tarif için önereceğim püf noktası süzme yoğurt kullanmanız olacak. Evinizde yoksa da üzülmeyin. İki kat yaptığınız havlu kağıdı bir süzgeç üzerine alın ve kullanacağınız yoğurdu bu kağıt havlu üzerinde yarım saat kadar bekleyin. Suyunu bırakacaktır. Sonuçtan memnun kalacaksınız. Bu mezede mayonez kullanıldığını çok gördüm. Bizim eve mayonez girmiyor, bir eksikliğini de hissetmiyoruz açıkçası. Lakin siz seviyorsanız elbetteki ekleyebilirsiniz. O zaman tavsiyem kullanacağınız mayonez miktarının, yoğurt ölçüsünün 1/4'ünü geçmemesi olacaktır. Bir de körpe kabakları seçerseniz daha başarılı bir sonuç elde edersiniz.

MALZEMELER
* 2-3 adet körpe kabak.
* Süzme yoğurt
* İri çekilmiş ceviz içi ( 2/3 su bardağı kadar )
* 2-3 diş sarımsak
* Tuz
* Bir çorba kaşığı zeytinyağ
HAZIRLANIŞI

Kabakları yıkayın ve iyice kurulayın. Kabuklarını soymanıza gerek yok. Sap kısmını kesin ve rendenin iri tarafı ile bir kap içine rendeleyin. Rendeleme işlemi bitince, bir teflon tavaya bir çorba kaşığı kadar zeytinyağ koyun ve kabakları içine atın. 2-3 dakika çevirip, ocağın altını kapatın. Kabak çok çabuk suyunu salan ve ateşte ölen bir sebzedir. Bu işlemi fazla uzun tutmayın, çünkü kabakların diri kalması gerekiyor.
Hafif soğuyunca kabakları avucunuzla iyice sıkırak başka bir kaba alın. Suyunu iyice süzmeniz önemli, avcunuzda sıkarak bunu rahatlıkla yapacaksınızdır. Bu esnada sarımsaklarınızı soyun ve havanda dövün. Ceviz içinizi iri olacak şekilde çekin. Suyunu sıkarak kaba aldığınız kabakların üstüne  süzme yoğurdu, iri dövülmüş ceviz içini, dövülmüş sarımsağı ve tuzu ekleyin.

Bir kaşık yardımıyla güzelce karıştırın. Tadına bakın ve eksik gelen malzemeyi ekleyin. ( tuz, sarımsak, yoğurt gibi )
İşte bu kadarcık. Buzdolabında kapaklı bir kapta muhafaza edebilirsiniz. Bir gün boyunca tazeliğini koruyarak kalır. İçinde ceviz olduğu için bir günden fazla kaldığında kararma yapabilir. Ama bence zaten kalmayacaktır :)

Servis tabağına alın ve sevdiklerinizle paylaşın.... Afiyet olsun !